En çok çevremdeki insanlar bana gösteriyor ne kadar yapmacık hayatlar yaşadığımızı. Tatile gittiğimizi bile bütün sosyal mecralarda ilan edip harikasın tatlım, yalanları yapmacıklık değil de nedir? Hangimiz gerçekten içimizden geldiği için birşey paylaşıyoruz, nedir bu göstermelik hayatlar. Hayır, 3 dakika sonra unutuluyor gidiyor zaten neyin peşindeyiz anlamıyorum ki...Yemek yerken, içki içerken, denize atlarken çekilecek o fotoğraflar, kuralımız bu! Kimse kusura bakmasın ama yalanlar üzerine yaşıyoruz, kendimize yalanlar, sadece gerçekten düşündüklerimizi söylesek sanırım kimsecikler kalmaz etrafmızda... Halbuki instagramda minstangramda ne kadar da mutlu herkes, kimse grip olmuyor, kronik yorgunluk yok, kimse kavga etmiyor, herkes birbirine çok aşık. Kazara birinin fotoğraflarına bakmaya başlamayayım, bütün hayatı hakkında fikir sahibi olabiliyorum, hayatım boyunca tek kelime etmediğim ve muhtemelen etmeyeceğim birilerinin evlilik yıldönümlerini biliyorum mesela, ya da ço...
Birçok şeyin bu kadar anlamsız olduğunu hissetmeyeli uzuuun zaman olmuştu, ergenlik çağı bunalımlarımı andırıyor biraz. Dinamikler değişti sadece, eskiden okul çok anlamsızdı benim için, şimdi de iş mesela. Kendi içime bakabildiğim nadir zamanlarda binbir türlü pislik olduğunu gördüm. Hesapta ben "iyi" bir insandım. Kibir, kıskançlık, inat, öfke, yalan, gurur, ihanet, dedikodu... O kadar o kadar sarmalamışlar ki beni meğersem nefes alamıyormuşum, alır gibi yapıyormuşum. Alay ettiğiniz o yoga varya neleri ortaya çıkarıyor bir bilseniz aklınız durur. Aslında korkuyoruz bunlara bakmaktan, görmekten, benlik imajımıza bir zarar gelir diye ödümüz kopuyor. Mesela ben ne kibirli bir insanmışım hey hat! Sanki bilmem hangi okullarda okumuşum da ya da atalarım bilmem kimin soyundan geliyormuş gibi kibirlenmekten öteye gidememiş,kimseleri beğenememişim. Sonra bu kibirimi inceliğimde altından ne çıktı bilin bakalım! Hayvan gibi kıskançlık, hem de nasıl kıskanmak, kıskandığım insanlara bo...
Çocukların dünyası yetişkinlerin dünyası ile kıyaslanamayacak kadar farklıdır.Onlar soyut ve somut kavramları asla birbirinden ayıramazlar. Biz yetişkinler ise genellikle bayılırız soyut kavramları kullanmaya. Çoğu zaman onları başımızdan atmak için düşünmeden konuşuruz. İstedikleri tek şey sevgi iken onlara içi boş oyuncaklar veririz. Bana göre bir çocuğa yapılacak en kötü şeylerden biri ona sürekli oyuncak almaktır. Yorgun argın eve gelen bir anne ya da baba televizyon karşısında dinleneceğini sanır. Kendisinden ilgi ve şefkat bekleyen çocuğu ile oyun oynasa yine dinlenebilir. Hem de daha çok dinlenir. Çünkü oyun oynamak sadece çocuklar için değil bütün insanlar için anda kalabilmenin en eğlenceli yollarından biridir. Eğer ikinizin de hoşlanacağı bir oyun bulursanız herkes bu işten karlı çıkar. Yüzde yüz kendinizi verdiğinizde yarattığınız oyunlara siz de bayılırsınız! Kendine vakit ayıramamaktan şikayetçi olan bir ebeveyn artık bu saçma illetten kurtulmalıdır. İnsan doğas...
Comments