Benim de bir katkım olsun... http://kampanya.annecocuk.com/
Posts
- Get link
- X
- Other Apps
Nereye kadar?? Az önce konuşuyorlardı .. İçlerinden biri dedi ki "Nereye kadar böyle devam edecek... Hafta içi geç vakitlere kadar çalışıyorum, bazen hafta sonları bile çalışıyorum. En fazla terfi ediyorum, maaşım artıyor... Çalışma zamanım daha çok artıyor, bunun son noktası yok mu? Ne zamana kadar çalışacağız, hayat elimizden kayıp giderken.." Düşündüm, ne desem bilemedim, kaçtım hemen bu sözcüklerin yankılandığı daracık balkondannn Diyecek hiç birşeyim yok... Tek bildiğim çalışmak zorunda olduğum, sadece para için, hayatta kalmak için değil.... Psikolojim için, birşeyler yapıyor olmak için, kendimi ifade edebilmem için... Her zaman her işim nasıl ağır aksak ilerliyorsa ama sonu her daim çok güzel oluyorsa bunun da böyle olacağına eminim... Sıkıntılı bir zamanda başına gelen minik bir serüven hayal dünyanı nasıl değiştiriyorsa, bu sözlerimin kafandaki soru işaretinin yanına kocaman bir cevap olmasını dilerim sevgili Nilay... O zaman iyi dinlemeler Be the one
- Get link
- X
- Other Apps
are we human or are we dancer?* Şimdi bir film düşünün....Batı Virginia'da geçsin, en güzel ormanların içinde, en soğuk suların dağlardan indiği, binbir çeşit çiçeğin gizli köşelerde saklanmış olduğu, her an bir ceylan ya da tavşanın karşınızı çıkabildiği.... Ya da çocukluğunuza gidin, Alice Harikalar Diyarında'yı düşünün...geçtiği yerleri, gördüklerini, yaşadıklarını.... Bazen o kadar boşuna olduğunu düşünüyorum ki herşeyin, geçen günlerin, yaşananların, sıkıntılar ya da sevinçlerin... Bütün hırslarımdan arınmış bir kafa ile bir ormanda yaşamak istiyorum. Kulübe olsun, sobası olsun, sobanın üstünden çaydanlık olsun sürekli kaynayan, her daim sıcak suyum hazır olsun, çay için... Şimdi nereye bağlayacağım... Hollywood! Ne alaka dimi? Şiddet-gerilim sınıfına sokabileceğim bir filmler furyası vardır ya... Bir grup gencin ya da sadece bir çiftin yaz tatillerinde Amerika'nın en gizemlie yaletlerinden biri olan Virginia'nın batısına doğru ellerinde haritaları, sırtlarında çan...
- Get link
- X
- Other Apps
üzgünüm:( Neden mi? Karaköy İskelesi battı... Evet gerçekten üzüldüm... Özeldi benim için orası, 26 yıllık İstanbulluyum... Eski istanbulluyum :) Öyle ya kaldı mı doğma büyüme İstanbullu olan artık... Gittim baktım gözümle görmek istedim, gerçekten koca iskelenin yerinde yeller yesiyor. Bomboş, sanki Karaköy değil... Ben hep ordan giderdim Karaköy'e... Simit alırdım mutlaka, Eminönü tercih etmezdim, Karaköy daha bir asildi, daha bir özeldi... Bankalar caddesiyle, dünyanın en güzel bankası olan o kocaman İş bankası ile, bakmaya doyamadığım diğer binaları ile.... Uzun zaman geçiş noktam oldu, eskiden ordan binerdim okula, işe gitmek için... Her sabah denizi görünce rahatlardım. Sahilde otururdum kimi zaman, kahvaltı ederdim... Öyle çok fotoğrafım var kiKaraköy sahiilinde, yıllara bölünmüş, 98-99-2000-2001-20002-2003... Sonra koptuk bir dönem... Araya ayrılık girdi... Sonra boğazdaki bütün restoranlara binbeşyüz basıcak olan dünyanın en salaş ama en lezzetli balıklarını yiyebileceğini...
- Get link
- X
- Other Apps
Yaş mıdı kuru mu, arap sabunu?? Bloglar arası geziyorum, geziyorum ne de güzel şeyler yazanlar var... Tabi bir o kadar da saçmalayanlar..Çoğu benden küçük, yaşça... Kesin yaşlanıyorum. 3 ay soonra 27 yaşında olacağıma gerçekten inanamıyorum.. 19-20-21-22 yaş arasında sanki herkes.. En yaşlıları 22!! Sonra kendimi düşünüyorum o yaşlardaki, kayıp yıllarımı... Ya zaman gerçekten çok çabuk değişti, ya da ben gerçekten en kayıp zamanlarımı yaşamışım... İnsanlar en güzel okullarda okuyor, harika evlerde yaşıyor, tatilleri, giysileri vs. hep en güzeli... Biz nasıldık diyorum kendi kendime sonra. Cebimizde 5 kuruş para olmadanatardık kendimizi yollara, barlara... Bir şekilde şansımız hep yaver giderdi.. Karnımız her zaman doyar, alkolümüzü sonuna kadar içerdik. Sokakta bile kalmaz kalıcak yer mutlaka bulurduk... Zira yoktu bizim kendi evlerimiz!! Her zaman yalanlar söylerdik ailemize ister istemez gece dışarı çıkmak için. Ben sen de kalıyorumsen de ben de... sakın çaktırma... Şimdi ise annele...